|
Sağlık hizmetlerinin temel amacı hastalıkların önlenmesi ve ortaya çıkan hastalıkların tedavisidir. Asıl olan, hastalıklara yakalanmadan önce gerekli tedbirlerin alınmasıdır. Şişmanlık ve şişmanlık nedeni ile oluşan hastalıkların tedavisinden önce şişmanlamamak için dikkat etmemiz gerekenleri düşünmeliyiz.
Şişmanlık hangi nedenle olursa olsun besinler ile alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olmasının sonucudur. Yaş, cinsiyet, meslek, bazı hastalıkların veya durumların varlığı gibi birçok faktöre bağlı değişmekle birlikte, her bireyin mutlak alması gereken besin maddeleri ve günlük enerji miktarı vardır.
Temel besin maddelerini hatırlayalım.
1. Karbonhidratlar (şeker içeren besinler, tahıllar)
2. Proteinler (hayvansal gıdalar;et, süt, yumurta ve ürünleri, baklagiller)
3. Yağlar (sıvı bitkisel yağlar tercih edilmelidir)
4. Vitaminler (sebzeler ve meyveler) ve mineraller (sebzeler, meyveler, tuz, süt ve süt ürünleri)
Aldığımız enerjinin önemli kısmını karbonhidratların oluşturması gerekli iken özellikle yağlı besinlerin fazla tüketilmesi vücuttaki enerji dengesini bozmakta ve alınan fazla enerji yağ depolarını artırdığı için şişmanlık ortaya çıkmaktadır. Vücudumuz enerjiyi en verimli ve en hızlı şekilde karbonhidratlardan karşılar. Yağ içeren besinlerin enerjiye dönüşümü zordur ve vücutta birikme eğilimi gösterirler. Proteinler ise enerji gereksinimini sağlayan en son besin maddesidir. Temel olarak enerji kaynağı değildirler. Vücudumuzun işleyişini ve gelişmesini sağlayan yapıtaşlarının oluşumu için gereklidirler. Vitaminler ve mineraller ise enerji amacı ile kullanılmazlar. Vücudumuzun dengesini sağlayan ve işleyişini düzenleyen mekanizmaların içerisinde yer alırlar.
Şişmanlık en sık beslenme dengesinin bozulması nedeni ile oluşmaktadır ve genellikle toplumdaki beslenme alışkanlıklarından kaynaklanır. Önceki yazılarımızda bahsettiğimiz gibi, özellikle sosyal durumumuzdaki değişikliklerin beslenme alışkanlıklarımızı etkilememesi gerekmektedir. Dengeli ve düzenli beslenme alışkanlığı şişmanlığı önlemenin temel yoludur. Düzenli üç öğün yemek, öğün dışında kalorisi yüksek besinlerden kaçınmak ve yağlı gıdalardan uzaklaşmak kilo almamızı önleyecektir. Bunun yanında, günlük yaşamında aktif olan kişiler ile hareketi kısıtlı olan kişilerin aynı miktarda beslendikleri gözlenmiştir. Mesleğimiz ve günlük aktivitelerimize uygun beslenme alışkanlığı kazanarak kilomuzu ve sağlığımızı daha iyi bir şekilde korumuş oluruz.
Kilo vermek ile birçok değer kazanılır. Vücut kitle indeksi 30 un üzerinde olan kişilerde şişmanlığın neden olduğu hastalıklar ve ölüm oranında artış görülmektedir. Kilo vererek vücut kitle indeksini bu kritik oranın altına düşürürsek şişmanlığın zemin hazırladığı hastalıklara yakalanma riskini azaltmış oluruz.
Kilo vermekle kalp-damar sistemi hastalıklarının oluşma riski azalır. Kandaki kötü huylu kolesterol (LDL), total kolesterol ve trigliserid düzeyleri azalır. İyi huylu kolesterol (HDL) düzeyi artar. Kalp krizi geçirme ihtimali azalır. Yüksek olan kan basıncı düşer. Ayrıca, zayıflama yoluyla kişinin kullandığı tansiyon ilaçlarına ihtiyacı ya azalır ya da tamamen biter. Şişman olan şeker hastalarında kan şekeri kontrolü zor yapılabilirken, kilo verme ile bu denge çok daha kolay sağlanabilir. Kullanılan ilaçların dozlarını azaltmak mümkün olabilir. Belki de sadece kilo vermek ile de kan şekeri kontrolü sağlanmış olur. Üreme ve adet düzeni ile ilgili yaşanan sorunlar da kilo verme ile azalacaktır. Safra kesesi hastalıklarının ortaya çıkma ihtimali kilo vererek azaltılabilir. Ayrıca safra kesesi ameliyatı veya farklı bir ameliyat geçirecek kişiye cerrahi işlem daha kolay uygulanır ve süresi kısalır. Kilo verme ile kaslarımız, kemiklerimiz ve eklemlerimiz üzerine binen yükün bir kısmı kalkacağı için kireçlenme, eklem iltihapları, bel fıtığı ve topuk dikeninde düzelme veya rahatlama görülebilir. Özellikle Ortopedi ameliyatı geçiren hastanın yürümesi kolaylaşır. Ameliyat sonrasında hareketsizlik nedeni ile ortaya çıkma riski artan emboli, akciğer rahatsızlıkları ve cilt yaraları daha az gözlenir. Karaciğer yağlanması geriler ve mide barsak sistemine ait yakınmalar azalır. Nefes alıp verme ile ilgili yakınmalar ve uykusuzluk azalır. Akciğer ile ilgili rahatsızlıkların azaldığı gözlenir. Aynı akciğer çok daha fazla vücut kitlesine hizmet etmeye çalışırken, şimdi çok daha az vücut kitlesine rahatça oksijen sağlayabilecektir. Kilo veren kişi hem iyi bir iş başarmış olmanın verdiği öz güven nedeniyle hem de fiziksel olarak düzelme olduğu için kendisini psikolojik açıdan daha rahat hisseder. Günlük hareketliliği artar. Kontrol etmesi gereken vücut kitlesi azalacağı için kazalara daha az maruz kalır ve daha az zarar görür.
Sağlıklı zayıflama için öncelikle İç Hastalıkları Uzmanı nıza danışmalısınız. Uygun beslenme listeleri ve sizi destekleyecek ilaç tedavilerini önerecektir. Şişmanlığın nedeni olacak hastalığınız yoksa öncelikle sosyal yaşamınızı ve beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmelisiniz.
Kilo vermek için genel olarak yapmanız gerekenler şu şekilde sıralanabilir.
* Vücut kitle indeksine göre uygun kilonuzu belirleyin. Uygun kiloda iseniz kilo almamaya özen gösterin. Şişman iseniz öncelikle kilonuzu korumayı, sonra kilo vermeyi hedefleyin.
* Az miktarda bitkisel yağ eklenmiş sebze, yağsız beyaz et, kuru baklagiller, meyve, yağı azaltılmış süt ve yoğurt tüketerek sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanın.
* Porsiyon miktarını doktorunuz ve diyetisyeninizin önerilerine göre belirleyin.
* Günlük düzenli üç öğün beslenin. Öğün atlamış olmak sonraki öğünlerde daha fazla beslenmenize ve daha fazla enerji almanıza neden olacaktır. Öğün aralarında kalorisi düşük besinler, özellikle meyve tüketin.
* Acıkmadan veya öğün aralarında, özellikle kalorisi yüksek besinler tüketmeyin.
* Yemekleri hızlı yemeyin.
* Yağ ve tuz alımını azaltın. Sıvı bitkisel yağları kullanmayı tercih edin.
* Bol miktarda su ve meyve tüketin.
* Beslenme alışkanlıklarınızı değiştirirken kendinizi yalnız hissetmeyin. Aileniz ve arkadaşlarınızdan destek alın. Hatta onlara sağlıklı ve kontrollü yemenin önemini açıklayın.
* Yavaş ve istikrarlı kilo vermenin daha sağlıklı, daha gerçekçi ve daha uzun süre korunabilir olduğunu unutmayın. Mucize diyetlere güvenmeyin. Yeni beslenme alışkanlıkları kazandığınız süreçte İç Hastalıkları Uzmanı'nızdan alacağınız desteğin önemini göz ardı etmeyin.
* Düzenli hareket alışkanlığı kazanın. Her yaşa uygun en iyi fiziksel aktivite yürümektir. Her gün düzenli ve belirlediğiniz sürede yürüyüş yapın. Hareketinizi artıracak davranışları, örneğin motorlu araç kullanmak yerine yürümeyi veya bisiklet kullanmayı, asansör yerine merdiven kullanmayı tercih edin. Yaşınıza ve bedeninize uygun spor alışkanlığını kazanmak için bize danışın.
Unutmayınız;
YAŞAM HAREKETTİR.
ANASAYFA
|