OBEZİTE (2)

OBEZİTE (2)


Şişmanlık, hayatımızı bedensel ve sosyal açıdan olumsuz etkileyen, önemli bir hastalıktır. Yanlış bir şekilde sağlık ve zenginlik sembolü olarak nitelendirilse de, aslında toplumdaki birçok bireyin sağlığını önemli derecede etkileyen, toplumsal bir sorundur. Önlem alınmaz ve uzun süre devam eder ise vücudumuzdaki birçok sistemi etkileyerek ciddi hastalıklara zemin hazırlamaktadır. En çok; kalp-damar, hormon, solunum, sindirim, üreme, boşaltım, kas-iskelet sistemleri ile cildimizi ve ruhsal durumumuzu etkilemektedir.

Kalp-damar sisteminde; damar sertliği (ateroskleroz), kalp-damar hastalıkları (kalp krizi, kalp yetmezliği, tansiyon yüksekliği), beyin damarlarında tıkanıklık veya yırtılma nedeni ile beyin kanamaları, bunun sonucunda felç gelişmesine zemin hazırlar. Şişman kişilerin kanında kolesterol ve trigliserid düzeyleri yüksektir. Bunlar, vücudumuzdaki yağ miktarını ve niteliğini gösteren, kan testleri ile tespit edilen değerlerdir. Yüksek olmaları ateroskleroz riskini artırır. Kalp ve damar hastalıklarına zemin hazırlar.
Ailesinde şeker hastalığı olan kişilerin şişman olması şeker hastalığına yakalanma riskini artırır. Şeker hastalığının daha genç yaşlarda ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Ailesinde şeker hastalığı olmayan şişman kişilerin de şeker hastalığına yakalanma riski yüksektir.

Şişman kız çocuklarında erken ergenlik ortaya çıkabilir. Erişkin kadınlarda ise tüylenme ve adet düzeninde bozulma görülebilir. Erişkin erkeklerde cinsel istekte azalma, iktidarsızlık ve kısırlığa kadar giden bozukluklara neden olabilir.

Şişman annelerin bebekleri fazla kilolu doğabilir. Bebeğin anne karnındaki gelişiminde ve doğum sırasında birçok problem ile karşılaşılabileceği gibi, şişman bebekte doğum sonrasında da sağlık sorunları ortaya çıkabilir.

Yemek borusunun alt ucunda gevşeme, karın içi basıncının yüksek olması ve mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması sonucunda yemek borusu ülserleri oluşabilir. Ayrıca, şişmanlığın uzun sürmesi halinde karın kaslarındaki zayıflama nedeni ile mide fıtığı gelişebilir. Safra kesesi taşları daha çok görülür. Karaciğer yağlanması sıktır ve karaciğer ile ilgili hastalıklara zemin hazırlar.

Kanser ile şişmanlık arasında ilişki olduğu düşünülmektedir. Kadınlarda rahim ve meme kanseri, erkeklerde ise prostat kanseri şişman olmayanlara göre daha fazla görülmektedir. Ayrıca prostat büyümesi de şişman erkeklerde daha sıktır.
Solunum için yük oluşturur. Solunum kapasitesi azalır ve karbondioksitin (kirli hava) vücutta birikimi artar. Gerek bu nedenle ve gerekse de kilo almaya bağlı olarak dilde ve diğer boyun dokularında büyüme, uykuda sırtüstü yatarken dilin arkaya doğru giderek nefes borusunu tıkamasına bağlı iyi uyuyamama, gece yerine gündüz uyuklamaları, yaptığı işe yoğunlaşamama gibi yakınmalar ortaya çıkar. Hem göğüs çevresindeki hem de karındaki yağ dokusunun göğüs kafesine baskı yapması nedeni ile akciğer yeterince genişleyemez ve yetersiz havalanır.

Şişmanlık, eklemlerimiz ve kemiklerimiz üzerinde yıllarca süren fazladan yük oluşturur. Eklemlerde kireçlenme (osteoartrit), eklem iltihapları, topuk dikeni, bel fıtığı ve gut hastalığının şişman kişilerde ortaya çıkma riski yüksektir. Bacak toplardamarlarındaki kanın kalbe geri dönüşü bacak kaslarımızın pompa etkisi ile sağlanır. Yağ ile çevrili kas kitlesinin gücü zayıfladığı için kanın geri dönüşü azalır. Bu nedenle varis hastalığı daha sık görülür.

Şişman kişilerde psikososyal değişiklikler olabilmekte ve sosyal yaşamdan uzaklaşmak isteyebilmektedirler. Özgüven yetersizliği, alkol alışkanlığında artma ve fiziksel aktivitede azalma görülebilmektedir. Toplumda verim kaybına ve işsizlikte artışa neden olabilir. Özellikle gençlik döneminde fiziksel açıdan beğenilme isteği ön planda olduğu için psikolojik sorunlar ortaya çıkabilir. Sosyal uyum sorunlarına ve okul başarısında azalmaya neden olabilir. Özellikle karın derisinde gerilmeye bağlı çatlaklar ve sivilce gibi iltihabi cilt hastalıkları görülebilir. Cilt hastalıkları psikolojik olarak da, özellikle gençlerde sorunlara yol açabilir.

Şişman kişilerde ameliyat sonrası yara yeri akıntısı ve iltihap gibi sorunlar daha sık görülmektedir. Ameliyat bölgesine göre değişmekle birlikte genellikle cilt ve cilt altı kalınlığı fazla olduğu için ameliyat süresi uzamaktadır. Şişman hastanın, özellikle ortopedi ameliyatları sonrasında yürüme güçlüğü nedeni ile hareketsiz kalması; solunum bozukluğu, damar tıkanıklığı ve emboli (beyin, akciğer veya başka bir organa pıhtı atma) riskini artırmaktadır.

Şişman kişiler, vücut kitlesinin fazla olması ve hareket kısıtlılığı nedeni ile ev, işyeri ve trafik kazalarına daha sık maruz kalırlar. Ortaya çıkan bedensel sakatlıklar zayıf kişilere göre daha ağır olmakta, sağlığını ve sosyal yaşamını olumsuz etkilemektedir.

Tüm bu sorunlar yanında şişman kişilerin yaşam sürelerinin daha az olduğu bilinmektedir. Yaşam kalitesinde ve süresinde azalma, var oluşumuz ve yaşamdaki hedeflerimiz ile ters düşmektedir. Aktif, üretken ve sağlıklı bireylerden oluşan toplumun kalitesi yüksektir. Şişmanlık, bedensel ve sosyal açıdan toplum kalitesini düşüren önemli bir sağlık sorunudur. Önlenmesi ve tedavi edilmesi gerekir.

ANASAYFA