|
Hava; Dünyamızı çevreleyen atmosferde belli oranlarda bulunan, insan ve diğer canlıların yaşamı için gerekli, hayati öneme sahip gazlar topluluğudur. Günümüzde sanayileşmiş toplumların ortak kaderi hava kirliliği ve bu nedenle oluşan sağlık problemleridir. Hava kirliliği ve atmosferdeki gazların değişimi sağlık problemlerine neden olmak yanında, yeryüzündeki çevresel (ekolojik) dengenin bozulmasına, canlı türlerinin yok olmasına ve son günlerde çok tartışılan küresel ısınmaya neden olmaktadır.
Atmosfer; Dünyamızı çevreleyen gaz kütlesine atmosfer denir. Atmosferin kalınlığı 150 km dir. Canlıların yaşamı için elverişli bölge ise 5 km dir. Yeryüzünden uzaklaştıkça atmosferdeki gazların yoğunluğu ve ortam ısısı azalır. Ortam canlıların yaşamı için elverişsiz hale gelir. Atmosfer yerkürenin etrafında adeta düzenleyici ve koruyucu bir örtü şeklindedir. Canlıların yaşamı için gerekli gazları içermesi yanında, dünyamızı ısıtan güneş ışınlarının tekrar yeryüzüne yansımasını, bu şekilde atmosfer içerisinde ve yeryüzünde sıcaklığın korunmasını sağlar.
HAVA
Canlıların yaşamı için uygun atmosfer alanında bulunan havanın yaklaşık olarak; %78 ini azot, %21 ini oksijen, %1 ini ise karbondioksit ve asal gazlar oluşturur. Havada bulunan bu gazlar üç grupta sınıflandırılabilir.
1. Havada devamlı bulunan ve çoğunlukla miktarları değişmeyen gazlar (azot, oksijen ve diğer asal gazlar).
2. Havada devamlı bulunan ve miktarları azalıp çoğalan gazlar (karbondioksit, su buharı, ozon).
3. Havada her zaman bulunmayan gazlar (kirleticiler).
HAVA KİRLİLİĞİ
Hava içerisinde bulunan, canlıların sağlığını olumsuz yönde etkileyen yabancı maddelerin normalin üzerinde miktar ve yoğunluğa ulaşmasıdır. Bir başka deyişle hava kirliliği; havada katı, sıvı ve gaz şeklinde bulunan yabancı maddelerin insan sağlığına, canlı hayatına ve ekolojik dengeye zarar verecek miktar, yoğunluk ve sürede atmosferde bulunmasıdır. İnsanların çeşitli faaliyetleri sonucu meydana gelen, üretim ve tüketim aktiviteleri sırasında ortaya çıkan atıklarla hava tabakası kirlenerek yeryüzündeki canlı hayatı olumsuz yönde etkilenmektedir. Havayı kirleten maddelerin sınır değerleri (havada zararlı olmayacak derecedeki en yüksek değerleri) her ülkenin ilgili kuruluşları tarafından yönetmeliklerle belirlenir.
Kirletici maddenin niteliğine göre canlılara vereceği zararın şekli ve derecesi değişir. Hava kirliliği nedenlerini kaynaklarına göre 3'e ayırabiliriz.
1. Isınmadan kaynaklanan hava kirliliği
Ülkemizde özellikle ısınma amaçlı kullanılan kömürlerin düşük kalorili olması, kükürt oranlarının yüksek olması ve yanlış yakma tekniklerinin uygulanması hava kirliliğine yol açmaktadır. Ayrıca, bacaların gerekli sürelerde temizlenmemesi ve bacalarda uygun filtrasyon sistemlerinin kullanılmaması da hava kirliliğini artırmaktadır.
2. Motorlu taşıtlardan kaynaklanan hava kirliliği
Nüfus artışı ve gelir düzeyinin yükselmesine paralel olarak sayısı hızla artan motorlu taşıtlardan çıkan egzoz gazları hava kirliliğinin önemli bir nedenidir. Peryodik sürelerde ve doğru bir şekilde yapılması gereken egzoz emisyon ölçümlerindeki yanlış uygulamalar da hava kirliliğinin nedenleri arasındadır.
3. Sanayiden kaynaklanan hava kirliliği
Sanayi tesislerinin kuruluşunda yanlış yer seçimi, çevre korunması açısından gerekli tedbirlerin alınmaması (baca filtresi veya arıtma tesisi olmaması gibi), uygun teknolojilerin kullanılmaması, enerji üreten yakma ünitelerinde vasıfsız ve yüksek kükürtlü yakıtların kullanılması hava kirliliğine sebep olan etkenlerin başında gelmektedir.
Canlı yaşamına zararlı...
Kirli hava insan ve diğer canlıların yaşamını tehdit eder. Havayı kirleten maddeye göre bu zarar verici etki değişir. Örnekler verilecek olursa; kurşun insanlarda solunum yolu hastalıklarının artmasına sebep olmaktadır. Kurşunun kan hücrelerinin gelişmesini ve olgunlaşmasını engellediği, kanda ve idrarda birikerek sağlığı olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir. Karbonmonoksit (CO);in ise kandaki hemoglobin ile birleşerek oksijen taşınmasını aksattığı bilinmektedir. Oksijen vücutta kandaki alyuvarlarda bulunan hemoglobin denilen maddeye bağlanarak taşınır. CO hemoglobine oksijenin bağlanmasını engeller. Bununla birlikte kükürtdioksit (SO2) in üst solunum yollarında boğucu ve tahriş edici etkileri vardır. Özellikle kükürt dumanı alveollere kadar girerek olumsuz etki yapmaktadır. Ayrıca SO2 bitkiler için zararlı olup, ürün kayıplarına neden olmakta ve ormanlara zarar vermektedir.
Sanayi, endüstri ve ısınmada kullanılan fosil yakıtlar ile ormanların tahribi ve arazi değişmesi sonucu atmosferdeki karbondioksit (CO2) miktarının %5 oranında arttığı tespit edilmiştir. Bunun ise küresel ısınmaya yol açabileceği öngörülmektedir. Kömür, doğalgaz ve fuel gibi fosil yakıtlar, yüksek basınç altında oluşmuş ve karbondioksit içeriği bakımından çok zengin organik maddelerdir. Bu yakıtların kullanımı sonucunda açığa çıkan CO2 gazı atmosfere karışır. Normalde karbon döngüsünün bir parçası olan bu olay fosil yakıtların kullanımının artması ile atmosferdeki CO2 miktarının normalden yüksek seviyelere çıkmasına neden olur.
Önlemler...
Hava kirliliğine karşı alınabilecek önlemler kirlilik kaynağına göre (fabrika, termik santral, konutlar, taşıt araçları) çok çeşitlidir. Ancak bu önlemlerin başında bireylerin eğitimi gelmelidir. Bireysel bilincin artırılması ve sanayileşmede yapılanmanın hukuksal önlemler ile düzenlenmesi gerekmektedir. Alınacak önlemler şu şekilde sıralanabilir.
Sanayi tesislerinin bacalarında uygun filtrasyon sistemlerinin kullanılması sağlanmalı.
Evleri ısıtmak için yüksek kalorili kömürler kullanılmalı. Kalorisi düşük olan ve havayı daha çok kirleten kaçak kömür kullanımı engellenmeli. Ev bacaları ve soba boruları her yıl temizlenmeli. Kullanılan sobaların TSE belgeli olmasına dikkat edilmeli.
Pencere, kapı ve çatıların izolasyonuna önem verilmeli, ısı kaybı bu şekilde önlenmeli.
Kalorifer kazanlarının periyodik olarak bakımı yapılmalı.
Kalorifercilerin ateşçi kurslarına katılımı sağlanmalı.
Yeni yerleşim yerlerinde merkezi ısıtma sistemleri kullanılmalı.
Yeşil alanlar arttırılmalı.
İmar planlarında hava kirliliğini azaltıcı tedbirler uygulamaya konulmalı.
Toplu taşıma araçları yaygınlaştırılmalı.
Kısa mesafelere arabayla gitmek yerine, yürüme tercih edilmeli.
Kurşunsuz benzin tüketen araçlar tercih edilmeli.
Aracın taşıma kapasitesi aşılmamalı.
Uzun duraklamalarda aracın kontağı kapatılmalı.
Bütün bu etkenlerin yanında atıkların uygun olmayan tesislerde yakılarak bertaraf edilmesinin önlenmesi, sanayi tesisi yer seçiminin yerleşim alanları dışında ve hakim rüzgarlar dikkate alınarak yapılması, imar planlarında sanayi bölgesi çevresinde yapılaşmanın önlenmesi ve araçların egzoz emisyon ölçümlerinin periyodik olarak yapılması sağlanmalı, alternatif enerji kullanan motorlu taşıtlar geliştirilmeli ve kullanımı özendirilmelidir (LPG gibi).
SERA ETKİSİ
Havanın başlıca iki bileşeni olan oksijen ve azot gazları güneşin gözle görülebilen ışınlarını yansıtır ve bazı ışınları da soğurur (emer). Dünya yüzeyine ulaşabilen güneş ışınları yeryüzü tarafından soğurularak ısıya dönüştürülür. Atmosfere gelen ışınlar normalde atmosferde bulunan oksijen ve azot tarafından soğurulamaz. Ancak havada bulunan CO2 ve kloroflorokarbon gazları bu ışınların bir kısmını soğurarak atmosferden dışarı çıkmalarını engeller. Bu soğurma olayı atmosferin ısınmasına yol açar. Bunun sonucunda dünya güneşin altına park edilmiş bir arabanın içi gibi ısınır. İşte bu etkiye SERA ETKİSİ adı verilir. Atmosfer içerisindeki miktarlarının artması sonucunda sera etkisinde de artışa neden olan CO2 ve kloroflorokarbon gazları hava kirliliğine neden olan kirleticilerin başında gelmektedir. Sera etkisi dünya yüzeyinin ortalama sıcaklığını değiştireceği için uzun vadede iklimlerde değişiklikler, buzulların erimesi, mevsimlerin kayması ve tarım alanlarının verimsizleşmesi gibi çok ciddi sorunlara neden olabilir. Bu sorunlar son zamanlarda çok sık adı geçen KÜRESEL ISINMA nın sonuçlarıdır. Hava kirliliği; sera etkisi ve küresel ısınma nedenlerinin en başında gelenidir.
Hava kirliliği; canlıların yaşamını tehdit etmesi, insan sağlığına olumsuz etkileri, yeryüzündeki ekolojik dengeyi altüst etmesi, sera etkisini artırıcı etki göstermesi ve gezegenimizi küresel ısınma denilen geri dönüşü olmayan uçuruma sürüklemesi nedeni ile önlem alınması gereken, önlem alınmaz ise bu sonuçlar nedeni ile gezegenimizi ciddi anlamda tehdit eden en önemli konudur. Bilim çevrelerinde bu kötü gidişatın tek nedeninin insan olduğu konuşulmaktadır. Toplumdaki her bireyin hava kirliliği ve çevre konularında bilinçlendirilmesi gerekmektedir.
ANASAYFA
|